top of page
beton

Çanakkale Hakkında

EN  DOĞRU  VE  EN  GÜNCEL  BİLGİLER

İster özel aracıyla gelen ailelere, ister grup olarak gelen ziyaretçilere başta şehir merkezi, Gelibolu şehitlikleri, Gökçeada ve Bozcaada olmak üzere  Çanakkale'de gezilecek görülecek yerleri ayrıntılı olarak gezdirip  en doğru ve en güncel şekilde anlatmaktayız.

Çanakkale  Rehber

İstanbul'dan Gökhan bey eşi Emine Anneleri Şerife kardeşleri Zehra ve Yusuf
beton

Binlerce ziyaretçi memnuniyeti en önemli referansımız ve tercih edilme sebebimizdir. 

 

Çanakkale Tur Rehberi

Fransa, hollanda, Istanbul gibi çeşitli yerlerden gelen ve birlikte tatile çıkan Yasemin,
beton

Size en iyi Çanakkale rehberlik hizmetini sağladığımızın garantisini  veriyoruz. 

 

 Çanakkale Gezi Rehberi

İzmit Atak Teknik Makinadan İzzet , Tanju beyler ve iş arkadaşları aileleriyle.jpg
beton

Çanakkale Şehitler Abidesi, Conk bayırı, Seyit Onbaşı, 57.Alay Şehitliği, Anzak koyu, Ertuğrul  koyu, Yahya çavuş, Seddülbahir, Arıburnu, Meçhul Asker...

Çanakkale Şehitlik Rehberi

Gökçeada, bozcaada, Troya, Assos

Hollandadan Tahsin bey ve ailesi.jpg
beton

Çanakkale ziyaretiniz boyunca her ihtiyacınızı karşılayacağımız konusunda bize güvenebilirsiniz. Çanakkale'nin en iyi rehberi ile Çanakkale ve çevresini gezmekten keyif alacağınızı garanti ediyoruz.   

Çanakkale Rehber Kiralama

Almanya'dan Celal bey ve Ailesi.jpg

GÜNCEL  HABERLER

 

ÇANAKKALE ŞEHİTLİKLERİ GEZİ GÜZERGAHI

ÇANAKKALE ŞEHİTLİK ZİYARET NOKTALARI

Çanakkale Dur Yolcu

Dur Yolcu

Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.

Şair Necmettin Halil ONAN' a ait  şiir,  1960 yılında bölgede yedek subay olarak askerlik yapmakta olan Seyran ÇEBİ ve komutanı  Üsteğmen Turan Şekip Pınar tarafından düşünülerek, Çanakkale şehir merkezi ve boğazdan  geçecek tüm gemiler tarafından kolayca görülebilecek bir alana yapılmıştır.

Çanakkale şehitlik rehberi.

Çanakkale Kilitbahir

Kilitbahir kalesi

Fatih Sultan Mehmet tarafından Çanakkale boğazının 1200 metre uzunluğunda olan en dar yerine, karşılıklı yaptırılan kalelerin Avrupa kıtası tarafında yer alan kaledir. Karşı tarafta Anadolu yakasında Kale-i Sultaniye bugün bilinen adıyla Çimenlik Kalesi bulunmaktadır. 1462 yılında inşa edilmiştir. Denizin kilidi anlamına gelen Kilitbahir Kalesinin önünde Boğaz’a giriş-çıkış yapan bütün gemiler durdurularak kontrol edilmişlerdi. 1541 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından güney kısmı çevreleyen bir sur duvarıyla dış uçta  bugün sarıkule diye adlandırılan bir kule yapılmıştır. Kale, 1870 yılında Sultan Abdülaziz tarafından ikinci kez restore edilmiştir. 

Çanakkale gezi rehberi.

Çanakkale Namazgah Tabyası

Namazgah tabyası

1770  yılında  yapımına  başlanan 26 adet bonetten oluşan Çanakkale  Boğazının  ilk ve en büyük tabyasıdır. Sultan II. Mahmut, Sultan Abdulmecit ve son olarak 1890 lı yıllarda Sultan II. Abdulhamit döneminde yapılan ilaveler ile bugünkü halini almıştır. Çanakkale deniz muharebeleri sırasında 16 adet kıyı topuna sahip tabyanın topları 2’si uzun, 14’ü kısa menzilliydi. Uzun menzile sahip 2 topu Çanakkale savaşında kullanılabilmiş, diğerleri yetersiz kalmıştır.

Çanakkale tur rehberi
 

Seyit Onbaşı

Rumeli Mecidiye Tabyası

Kahraman Seyit Onbaşının  savaştığı  tabya,  Rumeli  Hamidiye tabyasını geçince yolun üst tarafında Goncatepe eteklerinde deniz seviyesinden yaklaşık 20 metre yüksekte, sekiz adet cephanelik ve yedi adet top yeri ile kıyıya paralel olarak inşa edilmiştir. Çanakkale savaşı Boğaz muharebesinde düşman gemileri tarafından atılan top mermileri tabyada görevli 16 eri şehit etmiştir.  Bu askerlerin toplu olarak gömüldüğü alan,  Mecidiye Şehitliği olarak düzenlenmiştir. Çanakkale rehber

Çanakkale Şahindere Şehitliği

Şahindere Sargı yeri ve Şehitliği

Şehitliğinin  girişinde  yer alan   tabelada  1, 2, 5, 6, 7, 10 ve  11. Tümenlere ait isimleri tespit edilen 1969 şehidimizin bu alanda yattıkları belirtilmektedir. Bölge aynı zamanda sargı mahalli olarak kullanılmıştır. Şehitlikte bulunan anıt, zemine yapılan ay ve ortasında yıldız Türk bayrağını, üçgen konik sütün ise şehitlerimizin göğe yükselişi temsil edilmektedir. Çanakkale şehitlik rehberi

Alçıtepe hastane müzesi.jpg

Alçıtepe Sahra Hastanesi Müzesi

2018 yılında oluşturulan müze, cephede yaralanan  Mehmetçiğin sargılarının ve ameliyatlarının  nasıl  yapıldığının  gözler  önünde sergilendiği etkileyici bir alandır. Çanakkale muharebesinde yaralanan ve hastalanarak mevzi gerisine alınması gereken erlerin ilk tedavileri yaralı yuvalarında yapılıyordu. Sonra, yarası hafif olanlar tekrar cepheye gönderiliyor, yarası ağır olanlar ise sargı yerlerine gönderiliyordu. Çanakkale tur rehberi

Çanakkale Şehitler Abidesi
Marble Surface

Çanakkale  Şehitler Abidesi

21. 08. 1960   tarihinde  yapımı  tamamlanarak  törenle açılışı yapılmıştır. 41,7 metre yüksekliğindeki Dört ayak üzerine oturtulan bir kubbeden oluşan anıt,  Feridun Kipİsmail Utkular ve Doğan Erginbaş tarafından tasarlanmıştır. Çanakkale şehit olan tüm  askerlerimizin  anısına Morto Koyu sırtlarına inşa edilmiştir. Şehitlik bölgesinde en çok ziyaret edilen ana ziyaret noktası olan Abide, Mimarı Doğan Erginbaş’ın ifadesiyle "Tüm coğrafyalardan gelen şehitlerimizin toplu bir şekilde göğe yükselişini temsil etmektedir." Çanakkale şehitlik turunda en çok görülmesi gereken yerdir. Çanakkale anıtı

Çanakkale Şehitlikleri
Marble Surface

Şehitler Abidesi Sembolik
Mezarlar

Çanakkale Şehitler Abidesi bahçesi içerisinde yer alan sembolik mezarlıklar 2007 yılında ziyarete açılmıştır. Şehitlikte  Çanakkale  Muharebeleri  sırasında  şehit  düşen ve bugüne kadar isimleri   tespit  edilebilmiş  59970  şehidimizin isimleri yer almaktadır. Çanakkale şehitlik rehberi

Çanakkale Meçhul Asker

Meçhul Asker

Çanakkale  Savaşı sırasında bir anzak askerinin yanında Avustralya'ya götürdüğü şehidimize ait kafatası 2003 yılında Türk yetkililerine teslim edilmesi üzerine, araştırmalar yapılmış ancak kafatasının hangi askerimize ait olduğu tespit edilemediğinden, Meçhul askere ait şehidimizin kafatası Çanakkale şehitler abidesi bahçesine 18 mart 2003 günü dualarla defnedilmiştir. Çanakkale rehber

Seddülbahir Ertuğrul Koyu

Seddülbahir Ertuğrul Koyu

Çanakkale Ezineli Yahya çavuş ve 61 arkadaşının efsaneleştiği Seddülbahir köyü sahilinde, 25 nisan 1915 günü sabahı bu koya çıkmak isteyen beş bin İngiliz askerini sahile kilitleyen ve onların kanıyla kan gölüne çevirdikleri Çanakkale destanının yaşandığı Ertuğrul koyu. Çanakkale gezi rehberi

Çanakkale Zığındere

Zığındere Sargı Yeri

Çanakkale savaşı sırasında 28 haziran 1915 gecesi, büyük bir İngiliz harp gemisi Zığındere' ye tonlarca bomba yağdırdı. Bu savaş suçu sonucunda burada tedavi edilmekte olan binlerce savunmasız yaralı ve hasta Mehmetçiğimiz yanında tedavi görmekte olan kendi askerlerini de  acımasızca katletmişlerdir.

Çanakkale şehitlik turu rehberi

Çanakkale Nuri Yamut

Nuri Yamut Anıtı

Çanakkale muharebelerinde bizzat savaşmış olan Orgeneral Nuri Yamut Gelibolu' da bulunan 2. Kolordu komutanı olduğu 1943 yılında Zığındere ve civarında bulunan şehitlerimize ait kemikleri, anıtın bulunduğu alana gömdürerek üzerine kendi parası ile bir anıt yaptırmıştır. 

Çanakkale rehber kiralama

Çanakkale Mehmetçiğe Saygı Anıtı

Mehmetçiğe Saygı Anıtı

1992’  de yaptırılmıştır. Yaralı bir Avustralya subayını kucağına alıp Anzak siperlerine taşıyan Türk askeri, anıtta kahraman Mehmetçiği temsil eder. Anıtın  kitabesinde,  eski Avustralya Genel Valisi Lord Casey' in sözleri olduğu ifade edilen şu alıntı mevcuttur;
“Biz Gelibolu Yarımadası’ndan, Türklerle savaşarak ve  binlerce insanımızı kaybederek kahraman Türk  Milletine ve onun  eşsiz vatan sevgisine duyduğumuz  büyük takdir ve hayranlıkla ayrıldık. Avustralyalılar Mehmetçiği  kendi  evlatları gibi severler. Onların mertliği, vatan ve insan sevgisi, siperlerdeki dayanılmaz heybeti ve cesareti bütün Anzakları hayran bırakan  yurt  sevgisi,  insanlığın  örnek alacağı büyük hasletlerdir. Mehmetçiğe minnet  ve saygılarımla"
Avustralya Genel Valisi Lord Casey 1967

Çanakkale Kanlı Sırt

Kanlı Sırt- Lone Pine

Her iki taraf için de önemli  ve kritik olan bu  mevzi, 25 nisan 1915 sabahı Anzaklar tarafından 07.00 civarında işgal edilmiş, ancak bu sırt üzerinde yerleşme imkânı  bulamadan, 27. Alayın 1. Taburunun saat 15.00 sıralarında süngü  taarruzuyla, şimdiki Lone Pine Anıt mezarlığının denize bakan yamacına kadar  geri  atılmışlar,   donanmanın   ateş  desteği  altında  söz konusu yamaç üzerinde   mevzilenmeyi   başarmışlardır. Muharebeler sonrasında bu noktaya, Arıburnu   cephesinin sol kanadından sorumlu olarak görev yapan 16. Tümen'in anısına Türk tarafınca bir anıt yaptırılmıştı. Ancak söz konusu anıt, işgal döneminde Lone Pine Anıt Mezarlığı yapımında tamamen yıkılmıştır. Çanakkale şehitlikleri rehberi.

Çanakkale Son Gazi

57. Alay Şehitliği

Mimar  Nejat Dinçel  tarafından  tasarlanan  57. Alay Şehitliği, 1992 yılında Conkbayırı   yolu kenarına Bomba  Sırtı’nın  kuzey  ucunda inşa edilmiş bütünüyle sembolik bir şehitliktir.  Şehitlik etrafında  şadırvan ve açık namazgâh da yapılmıştır.  Girişin  solunda torununun elini tutmuş şekilde tasarlanmış, ülkemizin en yaşlı gazisi iken   10 eylül  1994’ te,  110   yaşında  vefat  eden Hüseyin Kaçmaz’ ın  heykeli  bulunmaktadır.  Şehitliğin  zemini üzerinde şehit 57. Alay askerlerinin  isimlerinin yazılı olduğu 500 adet baş taşı bulunmaktadır. 57.Alay'ın Çanakkale  Muharebeleri  sırasında   şehit  düşen personelinden 1868 kişinin isimlerinin bulunduğu  görülmektedir.
13 Ağustos 1915 günü   saat  17:00   civarında  Alay   Komutanı Yarbay Hüseyin  Avni Bey'in karargah yeri yakınlarına bir top mermisi düşmesi sonucu şehit düşmüştür.

Mustafa Kemal ATATÜRK Conkbayırı

Conk Bayırı

Türkiye  Cumhuriyeti'  ni  kuran  ulu  önderimiz   Gazi   Mareşal Mustafa Kemal ATATÜRK'  ün 25  nisan 1915  günü   sabah saat 10.00 sıralarında kahraman 57.Piyade Alayına;
 

"Ben size taarruzu emretmiyorum ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka  komutanlar ve  kuvvetler gelebilir."
 

emrini  verdiği   ve  10 ağustos  1915   günü  göğsüne   büyük  bir şarapnel parçası gelip cebindeki saatinin parçalandığı yer.

Çanakkale rehber

Çanakkale Anzak Koyu

Anzak Koyu

Arıburnu yarları ve Hain tepe eteklerinde bulunan yaklaşık 600 metre genişliğinde bir koydur. 25 nisan 1915 sabahı Avustralya ve Yeni Zelanda askerlerinin Gelibolu Yarımadası üzerinde ilk ayak bastıkları yerdir. Çanakkale savaşında 8,5 ay Anzak askerleri bu bölgede Çanakkale boğazı' na ulaşmaya çabalamışlar, ne yaptılarsa Mustafa Kemal ve askerleri karşısında başarısızlığa uğramışlardır.

Çanakkale şehitlik turu

Çanakkale şehitlik gezisi

Çanakkale Yabancı Mezarları

Yabancı Mezarlıkları

Gelibolu Yarımadası üzerinde Çanakkale muharebelerinde ölen İngiliz, Fransız ve Anzaklara ait büyüklü küçüklü aynı tipte yapılan 35 adet mezarlık bulunmaktadır. Yeni Zellanda Ulusal Anıtı, Yeni Zellanda Chunuk Bair Mezarlığı Anıtı, Helles Anıtı, V Beach Mezarlığı, Pink Farm, Twelve Tree Copse Mezarlığı ve Yeni Zellanda Anıtı, Redout Mezarlığı, Skew Bridge Mezarlığı, Doughty-Wyli Mezarlığı, Lone Pine Mezarlığı ve Anıtı, Hill 10 Mezarlığı, Shell Green Mezarlığı, Johnston's Jolly Mezarlığı, 4thBattalion Parade Ground Mezarlığı, Lancashire Landing Mezarlığı, Courtney's And Steel's Post Mezarlığı, Quinn's Post Mezarlığı, The Nek Walker's Ridge Mezarlığı, Baby 700, Fransız Savaş Mezarlığı ve Anıtı,Azmak Mezarlığı, The Farm Mezarlığı, Arıburnu (Beach) Mezarlığı, Shrapnel Valley Mezarlığı, Plugge's Plateau Mezarlığı, Arıburnu Mezarlığı, Conterbury Mezarlığı, No.2 OutPost Mezarlığı, New Zelland No.2 OutPost Mezarlığı, Embarkation Pier Mezarlığı, 7 th Field Ambulance Mezarlığı, Hill 60 Mezarlığı ve Yeni Zelanda Anıtı, Green Hill Mezarlığı, Lalababa Mezarlığı, Rehber çanakkale

Çanakkale Kırmızı sırt Siperler

Siperler

Günümüzde zaman geçtikçe çoğu toprak altında kaybolmuş kilometreleri bulan iki tarafın karşılıklı siper hatları yaklaşık üç metre derinliğe kadar kazılıyordu. Özellikle Conkbayırına çıkan yolun sağında ve solunda Türk ve Anzak siperleri görülebilmektedir.

Çanakkale şehitlik gezisi

Çanakkale şehitlikleri rehberi

 

ÇANAKKALE SAVAŞI TARİHİ

   

    Çanakkale Savaşı veya Çanakkale Muharebeleri, I. Dünya Savaşı sırasında  03 kasım 1914-09 ocak 1916 tarihleri arasında, Gelibolu Yarımadası üzerinde Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri (İngiltere, Fransa) arasında yapılan Türk tarihi ve dünya tarihi açısından son derece önemli, tarihin en kanlı sayfalarından olan deniz ve kara muharebeleridir.

      1914 yılı 28 Haziran günü, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu veliahtı Arşiduk Franz Ferdinand, eşiyle beraber Bosna-Hersek'in merkezi Saraybosna'yı ziyareti sırasında bir Sırp milliyetçisi olan Gavrilo  Princip tarafından silahıyla Avusturya -Macaristan İmparatorluğu veliahdı Franz Ferdinand’a ateş etmesiyle Ferdinand'ın boğazına saplanan kursunun ense tarafından çıkıp Arsiduk’ün eşine saplanarak ikisinin de olay yerinde hayatını kaybetmesi I. Dünya Savaşı'nın fitilini ateşlemiş oldu. Bir tarafta itilaf kuvvetleri diye anılan; İngiltere, Fransa, Rusya'nın başı çektiği devletler, diğer tarafta Osmanlı İmparatorluğu'nun yer aldığı Almanya, Avusturya-Macaristan daha sonra Bulgaristan'ın dahil olduğu ittifak kuvvetleri arasında Dünya tarihinin en kanlı savaşı başlamış oldu.

     Osmanlı İmparatorluğu, Almanya'nın Rusya'ya savaş ilan ettiği 1 Ağustos 1914'ün hemen ertesi günü, Almanya ile bir ittifak antlaşması imzalaması, Almanya'nın ana gücünü oluşturduğu İttifak Devletleri safında fiilen savaşa gireceği anlamına gelmiştir. Anlaşmadan sonra Osmanlı, seferberliğin tamamlanmamış olması ve Çanakkale Boğazı savunmasının tamamlanmaması gibi gerekçelerle fiilen savaşa girmeyi istememiş,  ertelemeye çalışmıştır. Ancak Almanya, Osmanlı'ya bir an önce savaşa fiilen girilmesi için baskılarını sürdürmüştür. Bu baskılar, Akdeniz'de Britanya donanması önünden kaçan Alman Goeben ve Breslau savaş gemilerinin İstanbul'a gelmesiyle bir oldubittiye getirilmişti. Daha sonra Osmanlı Donanması'na bağlı bir grup gemiyle Karadeniz'e  açılan bu gemiler 29 Ekim 1914 tarihinde Rus limanlarını bombalayınca 1 kasım 1914 tarihinde Rusya, Osmanlı İmparatorluğu'na savaş ilan etmiştir. Ardından İngiltere ve Fransa 5 kasım 1914 de Osmanlı İmparatorluğuna savaş ilan ederler. 11 Kasım 1914 tarihinde Osmanlı Devleti, İtilaf devletlerine (Birleşik Krallık, Rusya, Fransa) resmen savaş ilan etti. 14 Kasım 1914 Osmanlı Padişahı ve Halife V. Mehmet Reşat Dünya Müslümanlığını, İtilaf Devletlerine karşı savaşa çağıran Cihad-ı Ekber'i ilan etmesiyle artık Osmanlı Devleti fiilen I. Dünya Savaşı'na girmiş olur.

     Osmanlı Devleti, tarihinde en fazla maddî ve manevî kaybı 1. Dünya Savaşı  sırasında yaşadı. Bu savaş sırasında en fazla şehit Çanakkale cephesinde verildi. Dünya tarihinde dar bir alanda çok büyük orduların savaşmasına sahne  olan cephedir  Çanakkale. Tarihimizde bir savaşta ilk defa bu kadar fazla talebe ve yetişmiş insan gücü kaybı Çanakkale'de yaşandı. Osmanlı da Çanakkale cephesinin genel komutanı Alman general Liman Von Sanders'tir. Osmanlı adına Çanakkale Boğazında alınan tedbirlerden genel sorumlu komutan ise Cevat paşadır. 
Ayrıca Esat Paşa ve Mustafa Kemal
gibi önemli subaylar da bu cephede görev alacaklardır...

   

 İtilaf Devletleri Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti İstanbul'u alarak İstanbul ve Çanakkale boğazlarının kontrolünü ele geçirmek, Rusya ile güvenli bir erzak tedarik ve askeri ikmal yolu açmak, başkent İstanbul'u zapt etmek suretiyle Almanya'nın müttefiklerinden birini savaş dışı bırakarak İttifak Devletleri'ni zayıflatma amaçları ile ilk hedef olarak Çanakkale Boğazı'nı seçmişlerdi. İngiltere’nin bu cephenin açılmasında birinci derecede aktif rol aldığını da belirtmek doğru olur. Nitekim İngiliz  Donanma Bakanı Churchill, cephenin açılmasında büyük çaba göstermiş ve etkili olmuştur. Gerçekten o, bu cephenin açılmasının baş mimari olmuş, Türklerin askeri gücünü ciddiye almamış, olayı basit ve sadece “sınırlı bir cezalandırma  hareketi” olarak görmüştü. Bu yanılgısı Churchill' e   aylar sonra çok pahalıya mal olacaktı.

 

ÇANAKKALE  SAVAŞI  KRONOLOJİSİ

28 Haziran 1914- Avusturya-Macaristan Veliahdı Saraybosna’da öldürüldü.

28 Temmuz 1914 Avusturya-Macaristan, Sırbistan’a savaş ilan eder.

28 Temmuz 1914- Birinci Dünya Savaşı başladı.

 01 Ağustos 1914- Almanya Rusya’ya harp ilan eder. Türkiye genel seferberlik ilan etti.

02 Ağustos 1914- Türk-Alman gizli ittifak anlaşmasının yapılması.

03 Ağustos 1914- Harbin öncesinde, donanmanın güçlendirilmesi maksadıyla İngiltere’ye sipariş edilerek yapımı tamamlanmış ve son kuruşuna kadar parası ödenmiş olan Sultan Osman ve Reşadiye isimli gemilerimize İngiltere tarafından el konulmuştu.

04 Ağustos 1914- Çanakkale Boğazı’nda 1. Mayın hattı Selanik gemisi tarafından döküldü.

09 Ağustos 1914- Albay Cevat Bey (Çobanlı) Müstahkem Mevki Komutanlığı’na getirildi.

10 Ağustos 1914-Alman gemileri Goeben ve Breslau Çanakkale Boğazı’ndan giriş yaptı.

12 Ağustos 1914- Goeben ve Breslau’ı takip eden İngiliz gemileri Çanakkale Boğazı önlerine geldi. Bu gemilere Akhisar torpidosunda görevli Teğmen Hasan tarafından Alman gemilerinin Osmanlı Hükümeti tarafından satın alınarak Yavuz ve Midilli isimlerinin verildiği bildirildi.

03 Eylül 1914- Nusret Mayın gemisi Çanakkale’ye geldi.

09 Eylül 1914- Alman Amiral Souchon, resmen Osmanlı Donanma Komutanı oldu. Yarbay Arif Bey de yardımcılığına atandı.

29 Ekim 1914- Alman Amiral Souchon komutasında Türk donanmasının Karadeniz’de Odesa, Sivastopol, Novorosisk limanlarının bombardıman etmesi ve iki Rus ve bir Fransız gemisinin batırılması.

02 Kasım 1914- Rusya, Osmanlı Devleti’ne resmen savaş ilan etti.

03 Kasım 1914- İngiliz gemileri Ertuğrul ve Seddülbahir’e, Fransız gemileri de Orhaniye ve Kumkale’ye ateş açtı. Yirmi dakika süren bombardıman sonucunda Ertuğrul tabyası iki top isabeti aldı insan kaybı yaşanmadı. Seddülbahir’de ise birbirini takiben atılan iki merminin aynı noktaya isabet etmesi sonucu merkez cephaneliği ateş aldı, 360 ağır top mermisi ile 11 ton barut infilak etti. Bu patlamanın etkisi ile 5 subay ile 81 er şehit oldu. Bu şehitlere ilk şehitler denilmektedir.

05 Kasım 1914- İngiltere, Osmanlı Devleti’ne resmen savaş ilan etti.

06 Kasım 1914- Fransa, Osmanlı Devleti’ne resmen savaş ilan etti.

09 Kasım 1914- Çanakkale Boğazı’nda 6. Mayın hattı İntibah gemisi tarafından döküldü.

11 Kasım 1914- Osmanlı Devleti, İtilaf Devletlerine karşı savaş ilan etti.

14 Kasım 1914- Osmanlı Devleti, “Cihad-ı Ekber” ilan etti.

13 Aralık 1914- Kepez ile Anadolu Hamidiye Tabyası arasında demirli bulunan Mesudiye zırhlısı B-11 deniz altısı tarafından torpillenerek batırıldı.

17 Aralık 1914- Çanakkale Boğazı’nda 7. Mayın hattı Nusrat Mayın gemisi tarafından döküldü. Aynı gün 8. Mayın hattı Samsun gemisi tarafından döküldü.

 

20 Ocak 1915- Yarbay Mustafa Kemal 19. Tümen Komutanı olarak atandı.

 

19 Şubat 1915- İngiliz ve Fransız filosu 12 zırhlı ve kruvazörüyle Çanakkale önlerine gelerek saldırı düzenine geçti. Yedi buçuk saat süren muharebede İtilaf kuvvetleri,  binden fazla mermi attı. Buna karşılık Türk tarafı Orhaniye ve Ertuğrul tabyalarından 38 mermi ile karşılık verebildi. Gün boyunca Orhaniye Bataryası komutanı da dahil olmak üzere 1 Alman subayı öldü, 1 subay ve 2 er şehit, 11 yaralı verildi.

 

25 Şubat 1915- Tekirdağ’daki 19. Tümen Komutanlığı’nın Maydos (Eceabat)’a nakli ve Atatürk’ün 19. Tümen Komutanlığı üzerinde olmak üzere Maydos Bölgesi Komutanı olarak görevini sürdürmesi.

25 Şubat 1915- Saat 7.30’da 8 İngiliz gemisi ve 4 Fransız gemisi Çanakkale Boğazı’na doğru hareket etti, saat 09.45’te savaş düzenine geçti. İlyas Burnu fenerinden 10.600 metre açıkta demirleyen Queen Elizabeth gemisi, saat 10.13’te Seddülbahir tabyasına ateşe başladı. Gün boyu devam eden muharebeler esnasında Orhaniye bataryası ancak bir mermi atabildi. Ertuğrul bataryası ise öğlene kadar düşman gemilerinin yoğun topçu ateşine maruz kalmış olmasına rağmen 74 mermi atışı yaptı.

4 Mart 1915- İtilaf güçleri altmış kadar asker ile Seddülbahir’e asker çıkarmaya başladı. Buradaki obüs bataryasının ateşi ve 27. Alay 10. Bölük askerlerinden Çanakkale Biga'lı Mehmed Çavuşun kumandasındaki yarım takımın kahramanca karşı koyuşu ile düşman durduruldu. Mehmet Çavuş mekanizması bozulan tüfeğin işe yaramadığını görerek düşmana taşla sopayla saldırdı.

7/8 Mart 1915-Nusrat mayın gemisi düşman gemilerinin projektörlerine aldırmadan Anadolu yakasındaki Erenköy önü Karanlık liman mevkiine son 26 mayını dökerek sağ sağlim Çanakkale'ye döndü.

17 Mart 1915- Queen Elizabeth gemisinde, Birleşik Filo Komutanı De Robeck, Kurmay Başkanı Keyes, Limni Üs Komutanı Wemyss, Fransız Filo Komutanı Guepratte, Akdeniz Bağlaşık Kuvvetleri Komutanı Hamilton, Fransız Doğu Sefer Kuvveti Komutanı De Amade’nin katıldığı toplantıda 18 Mart günü gerçekleştirilecek taarruz planı karara bağlandı.

 

18 Mart 1915- Güneş doğmadan Yüzbaşı Serno ve Deniz Kurmay Yüzbaşı Schneider Bozcaada yönünde keşif için havalandı.  Düşman Muharebe gemilerinin Çanakkale Boğazı’na doğru ilerledikleri görüldü. Saat 11.00’e doğru Seddülbahir yönünden savaş gemileri görülmeye başladı. En önde Triumph, bunu sırayla Agamemnon, Lord Nelson, Queen Elizabeth, Inflexible, Prince George muharebe gemileri izlemekteydi. Saat 11.15’te Triumph, Halileli sırtlarına ilk mermiyi attı, İntepe’deki bataryalar buna karşılık vermeye başladı. Saat 11.30’da dört Fransız gemisi de boğaza girdi. Böylece Çanakkale Boğazı’nın içinde altısı İngiliz ve dördü Fransız olmak üzere 10 muharebe gemisi girdi. Saat 11.45’te Queen Elizabeth’in bir mermisi Çanakkale gümrük binası arkasına düşerek yangın çıkardı. Saat 12.20’de Çimenlik Tabyası cephaneliğine bir mermi isabet etti, dumansız barut hartuçlarını tutuşturdu.  Saat 14.00’te Anadolu Hamidiye Tabyası tarafından ateş altına alınan Bouvet muharebe gemisinde birkaç isabet görüldü. Sonra birdenbire hafif bir duman yükselerek gemi yana yatmaya başladı. Bouvet üç dakika sonra battı. Saat 15.15’te Namazgâh kışlasına düşen bir mermi, kışlanın çatısını uçurdu, uzun ve boğucu bir siyah duman ve alev sütunu yükseldi. Saat 16.30’da Irresistible iskele yönüne yattı ve duman içinde kaldı. Saat 18.00’de düşman gemileri yavaş yavaş çekilmeye başladı ve böylece akşama kadar süren Boğaz Muharebesi’nde ateş kesildi. Gün boyu devam eden muharebelerde Türk tarafı şehit ve yaralı olarak toplam 79 kayba uğradı. Almanların kayıpları, ölü ve yaralı olarak 18, toplam kayıp 97’dir. Birleşik filonun ise Bouvet, Ocean ve Irresistible gemileri batarken, Inflexible, Golva, Suffren ve Agamemnon gemileri savaş dışı kaldı. İnsan kayıpları ise 800’ü buldu.

 

26 Mart 1915- Mareşal Liman von Sanders, Plevne Vapuru ile Gelibolu’ya geldi ve 5. Ordu Komutanlığı’nda göreve başladı. Sanders’in Gelibolu’ya gelmesi, yeni savunma planı yapması, Atatürk’ün komutanı olduğu 19. Tümeni ordu ihtiyat kuvveti olarak kendine bağlaması.

18 Nisan 1915- Mustafa Kemal, 18 Nisan 1915’te Bigalı köyüne gelerek köy evini Karargah yapmıştı.

 

25 Nisan 1915- Müttefikler, Seddülbahir ve civarındaki koylara, Arıburnu’na; Fransızlar ise Kumkale’ye oyalama çıkarması yapmaları. 9 ay sürecek Çanakkale kara savaşlarının başlaması.

3-4 Mayıs 1915- Türk tarafı, Seddülbahir bölgesinde İngiliz ve Fransız hatlarına taarruz harekâtı gerçekleştirdi. Albay Von Sodenstern’in iyi planlamadan hatta aceleye getirerek yaptığı bu harekât 15. Tümen’den 5.100 askerin kaybedilmesine neden oldu.

7 Mayıs 1915- İngilizler, Alçıtepe’yi ele geçirebilmek için sabah saat 10.00’dan itibaren donanma ve kara topçusunun başlattığı ateşle saldırıya geçti. Gün boyu devam eden muharebelerde çıkarma güçleri durduruldu. İngiliz-Fransız kuvvetleri Hamilton’un planlaması dâhilinde Alçıtepe’yi ele geçirmek için sabah başladıkları taarruzlarında başarılı olamadı.

 

12/13 Mayıs 1915- Muavenet-i Milliye Torpidosu Komutanı Ahmet Bey ve Yüzbaşı Firle Morto Koyu’nda İngiliz Goliath zırhlısını torpilleyerek batırdı.

 

19 Mayıs 1915- Enver Paşa’nın 11 Mayıs 1915 günü Çanakkale Cephesi’ne gerçekleştirdiği teftiş sırasında, Arıburnu Cephesi’ndeki düşmanın bir an önce denize dökülmesi yolunda, 5. Ordu Komutanı Liman von Sanders’e emir vermesi taarruz hazırlıklarını başlattı. Bu amaçla İstanbul’da bulunan 2. Tümen’de 5. Ordu Komutanlığı emrine verildi. Taarruz, 19 Mayıs 1915 sabahı saat 03.30’da Arıburnu Cephesi’nin tamamında aynı zamanda başladı. Taarruza katılan tümenlerin ve ast birlik komutanlarının tamamının bütün gayretlerine rağmen,  Türk taarruzunu beklemekte olan düşmanın, yoğun tüfek ve makineli tüfek ateşleri ile ön hatlar üzerinde oluşturduğu mermi barajı aşılamadı. Bir iki münferit durum haricinde, hiçbir noktada düşman hatlarına ulaşılamadı ve yaklaşık 4,5 saat süren taarruz 3.420 şehit, 6.064 yaralı ve 486 kayıp olmak üzere toplam 9.970 kayıp ile sonuçlandı.

24 Mayıs 1915- Arıburnu bölgesinde, 19 Mayıs 1915 günü gerçekleştirilen taarruzda verilen kayıpların defni ve kaldırılması için 9 saat süreli ateşkes yapıldı.

25 Mayıs 1915- Alman Yüzbaşı Otto Hersing komutasındaki U-21 denizaltısı Kabatepe açıklarında İngiliz Triumph Zırhlısını torpilleyerek batırdı.

27 Mayıs 1915- Alman Yüzbaşı Otto Hersing komutasındaki U-21 denizaltısı Kabatepe açıklarında İngiliz Majestic Zırhlısını torpilleyerek batırdı.

01 Haziran 1915- Mustafa Kemal Bey, Albaylığa terfi etti.

21-22 Haziran 1915- Gelibolu Yarımadası Güney Grubunda İngiliz ve Fransızlar tarafından ortaklaşa gerçekleştirilen iki gün süren muharebelerde, 600 metrelik taarruz cephesinde yalnız birinci Türk savunma hatlarıyla 83 Rakımlı tepeyi işgal eden Fransızlar, planlamaları gereği ulaşmaları gereken hedeflere ulaşamadı. Muharebeler esnasında çok ciddi kayıplara uğrayan 2. Tümen Güney Grup Komutanlığı’nca  23 Haziran’da 12. Tümen ile değiştirildi.  Bu muharebenin sonucu hakkında 5. Ordu Komutanı Liman von Sanders’in 22 Haziran 1915’te Enver Paşa’ya gönderdiği uzun ve ayrıntılı raporunda şu ifadeler önemli yere sahiptir: “Düşman öteden beri ve özellikle son zamanlarda yaptığı taarruzlarda, anlatılamayacak derecede çok cephane ve az insan harcıyor. Merak nedeniyle düşmanın bir dakikada obüs ve gemi toplarıyla 150 mermi attığı sayılmıştır. Biz ise, pek çok insan, az cephane feda ediyoruz.”  u ifadelerde göstermektedir ki iki gün devam muharebelerde Türk askerinin kahramanca savunma azmi dikkate değerdir. 

 

28 Haziran-5 Temmuz 1915- Gelibolu Yarımadası Güney Grubu’nda Çanakkale Savaşlarının en kanlı muharebelerine tanıklık etti. 28 Haziran’da saat 00.20’de başlayan İngiliz bombardımanı, sabah saat 09.00’dan itibaren gittikçe şiddetlenmeye başladı. Böylece Türk savunma mevzileri ve ilerisindeki tel örgü engelleri yerle bir oldu, telefon hatları koptu haberleşme olanağı kalmadı. Yoğun kara ve gemi topçu ateşiyle desteklenen İngiliz taarruzları sonunda Zığındere batısındaki Türk mevzilerini tamamıyla ele geçirdi.  Muharebelerde  toplam kayıp 16.000 kişiye ulaştı.

6-10 Ağustos 1915- Conk Tepesi-Kocaçimen Tepesi ile Anafartalar Ovalarına hakim yükseltileri ele geçirmek amacıyla 6 Ağustos akşamı saat 22.00 civarında başlayacak harekat öncesinde, Arıburnu Cephesi’ndeki Türk kuvvetlerini yerinde tutma amacı doğrultusunda 1. Avusturya Tümeni tarafından Kanlı Sırt üzerindeki Türk kuvvetlerine  taarruza geçti. Türk ön hatlarının üzeri, düşman bombardımanlarına karşı önlem olarak kalaslarla kapatılmış mazgal delikleri açılmıştı, Obüs, havan ve gemi topları ile saat 15.00’te başlayan yoğun bombardıman sırasında bu mazgal deliklerinin çoğu kapandığından ve siperlerin üzerini örten kalasların önemli bir bölümü çöktüğünden, Anzak taarruzuna karşı direnç oldukça yetersiz kaldı, birliklerinin bu muharebelerdeki kaybı şehit ve yaralı olarak 7.164 kişi idi.

 

8 Ağustos 1915 günü biterken yaşanan en önemli gelişme ise 19. Tümen komutanı Albay Mustafa Kemal Bey’in (Atatürk) Anafartalar Grubu Komutanlığı’na atanması oldu. 9 Ağustos 1915 sabahı erken saatlerde İngilizler, Conk Bayır’ı üzerindeki taarruzlarını tekrarladı. Topçu desteğini de arkasına alan düşmanın bu girişimi sonuçsuz kaldı. 10 Ağustos 1915 günü sabah saat 04.30’da Conk Bayırı’nda düşmana karşı süngü hücumu gerçekleştirildi ve İngilizler, yerlerinden söküldü.

 

13 Ağustos 1915- 57. Alay Komutanı Yarbay Hüseyin Avni Bey karargâhına düşen bir obüs mermisi ile şehit oldu.

27-28 Ağustos 1915-Abdurrahman Bayırı üzerinden Kocaçimen Tepesi’ne ulaşmak isteyen düşman birlikleri için aşılması gereken en önemli engeli Bomba Tepe oluşturmaktadır. Bu nedenle bu nokta Türk kuvvetleri tarafından güçlü bir direnek haline getirildi. Bomba tepeye  27 Ağustos 1915 günü saat 17.00’da General Cox emrinde mürettep kuvvetler taarruza geçti. 28 Ağustos 1915 sabahına kadar devam eden çarpışmalarda bazı mevziler taraflar arasında el değiştirdiyse de İngilizler Bomba Tepe’nin zirve noktasına ulaşamadı. Bu muharebeden sonra düşmanın en son askerini tahliye etmesine kadar geçen sürede, Çanakkale Cephesi’nde çarpışmalar, tamamen mevzi muharebeleri şeklinde geçti. 

14 Eylül 1915- Nusrat Mayın gemisinin kaptanı Tophaneli İbrahimoğlu Yüzbaşı Hakkı, Kasımpaşa Askeri Hastanesi’nde vefat etti.

14 Ekim 1915- Düşman birlikleri komutanı General Sir Ian Hamilton görevinden alındı, yerine General Monro atandı.

 

25 Kasım 1915- Gece yağan yoğun yağmur önemli kayıpların verilmesine neden oldu. Meydana gelen fırtına, yağış ve ardından oluşan sellerden 269 Hintli asker öldü. 80’i sulara kapılıp kayboldu.

10 Aralık 1915- Hastalanan Anafartalar Grup Komutanı Mustafa Kemal Bey görevini Fevzi Paşa’ya bırakarak beraberindekilerle birlikte- Fethi (Okyar), Bahattin Şakir ve Tevfik Rüştü (Aras) Beylerle İstanbul’a döndü.

 

19 Aralık 1915- İtilaf güçlerinin Arıburnu ve Anafartalar’ı tahliyesi tamamlandı.

9 Ocak 1916- İtilaf güçlerinin Seddülbahir’i tahliyesi tamamlandı. Böylece muharebeler fiilen sona erdi. 

ÇANAKKALE MENKIBELERİ

Mustafa Kemal Atatürk Çanakkale'de

    Tarih 25 nisan 1915, Müttefiklerin Arıburnu bölgesinde Anzak koyuna asker çıkardıkları haberini alan yarbay Mustafa Kemal, önce komutanlarına ulaşmayı denedi, onlara ulaşamayınca hiç emir beklemeden ve vakit kaybetmeden kendi inisiyatifi ile harekete geçti. Bir dağ bataryası ile sıhhiye bölüğünü yanına alıp Kocaçimentepe bölgesine doğru ilerledi. Bundan sonrasını kendisinden dinleyelim:
"Şimdi burada tesadüf ettiğimiz sahne çok enteresan bir sahnedir. Olayın en mühim anı bence budur. Bu esnada Conkbayırı'nın güneyindeki 261 rakımlı tepeden sahilin gözetlemesinde görevli bulunan bir müfreze eratının Conkbayırı'na doğru koşmakta olduğunu gördüm. Size şu karşılıklı konuşmayı aynen ifade edeceğim!
Şahsen bu eratın önüne çıkarak:
- Niçin kaçıyorsunuz? Dedim.
- Efendim, düşman! Dediler.
- Nerede?
- İşte, diye 261 rakımlı tepeyi gösterdiler.
Hakikatte düşmanın bir avcı hattı 261 rakımlı tepeye yaklaşmış ve serbestlik içinde İleriye doğru yürüyordu. Şimdi vaziyeti düşünün, Ben kuvvetlerimi bırakmışım, erat on dakika istirahat etsin diye. Düşman da bu tepeye gelmiş... Demek ki düşman bana benim askerimden daha yakın! Ve düşman benim bulunduğum yere gelse kuvvetlerim pek fena bir vaziyette yakalanmış olacaktı. O zaman artık bunu bilmiyordum, bir mantık düşüncesi ile midir, yoksa içimden gelen tabii bir duygu ile midir bilmiyorum;
Kaçan erata:
- Düşmandan kaçılmaz dedim.
- "Cephanemiz kalmadı" dediler.
- Cephaneniz yoksa süngünüz var, dedim.
Ve bağırarak bunlara süngü taktırdım ve yere yatırdım. Aynı zamanda Conkbayırına doğru ilerlemekte olan 57. piyade alayı ile dağ bataryasının yetişebilen eratın marş marşla bulunduğum yere gelmeleri için yanımdaki emir subayını geriye gönderdim. Bu erat süngü takıp yere yatınca düşman erleri de yere yattı. Kazandığımız an bu andır."
Bu olaydan az sonra 57. alay da yetişmişti. Albay Mustafa Kemal: "Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimizi başka kuvvetlerimiz ve kumandanlarımız alacaktır." sözlerini yine bu noktada söyleyecektir.

Vefa Lisesi Muallimi Ahmet Rıfkı

      Yıl 1915. Aylardan Mayıs. Çanakkale‘de kızılca kıyametin koptuğu günler.  Vefa Lisesi Fransızca Muallimi Ahmet Rıfkı her günkü gibi mektepten içeri girer. Koridorlarda sessizlik hakimdir. İlk dersi birinci sınıfadır ve aynı suskunluk o sınıfta da vardır. Talebeler başlarını önlerine eğmişler öylece sıralarında oturuyorlardır. Selâm verir Ahmet Rıfkı, ama çocuklar selâma bile karşılık vermezler!. Ahmet Rıfkı iyice şaşırmıştır. Arka sıralarda oturanlardan biri ayağa kalkarak; “Hocam, mahallemizde eli ayağı tutan abilerimiz Çanakkale’ye gönüllü gittiler ama siz hâlâ buradasınız! Biz de gitmek istiyoruz, fakat yaşımız tutmuyor, söyler misiniz bize, vatanımız elden giderse sizin verdiğiniz eğitim ne işe yarar?” Ahmet Rıfkı’nın konuşacak hâli yoktur! Çocuklar elbette haklıdır ve o an kararını verir. Kendisi de Çanakkale’ye gitmelidir, vatan için, Hakk ve Hakikat için düşmanla çarpışmalıdır.

   

     Yaşlı gözlerle sınıftan çıkar ve mektebin idaresine dilekçesini verir.. Arkadaşlarıyla, talebeleriyle vedalaşır, evine gelir. Ahmet Rıfkı‘nın hayattaki tek varlığı yaşlı annesi Ayşe Hanım‘dır ve Şehzadebaşı semtindeki evlerinde beraber oturmaktadırlar. Durumu annesine anlatır, ondan hakkını helâl etmesini ister. Ardından mahallenin bakkalı, gün görmüş bir zat olan Selâhattin Adil Efendiye uğrar ve şöyle der: “Selâhaddin Amca, Allah'ın izniyle vatanın bağrına saplanmış olan düşman hançerini çıkartmaya gidiyorum. Senden isteğim, anamı iaşesiz bırakma! Kısmetse dönüşte borcumu öderim!”

   

     Ahmet Rıfkı önce İstanbul‘da kısa bir eğitim görür sonra da Çanakkale-Düztepe‘deki birliğine bölük komutanı olarak gider. Çeşitli cephe ve siper savaşlarına katılır. Düşman 19 aralık günü Arıburnu ve Anafartalar bölgesini gizlice terk etmişti. Bu sırada düşmanın hazırlamış olduğu lağımlarla (yer altından kazılan tünellere yerleştirilen bombalar) birliklerimize bir hayli zayiat vermişti. İşte bu lağımlardan bir tanesinin patlatılmasıyla Ahmet Rıfkı ağır bir yara aldı. 19 aralık günü saat 08:20 sularında şehitlik mertebesine ulaştı. Şimdi O, Conkbayrı'nın eteklerinde huzur içinde yatmaktadır.

 

    Ahmet Rıfkı‘nın şehitlik haberi kısa zamanda İstanbul’a ulaşır. Annesi haberi alır, çok üzülmesine rağmen imanı bütün bir hanım olduğundan hadiseyi tevekkülle karşılar. Aklına, veresiye yiyecek aldığı bakkal gelir. Bakkala gider ve “Selâhaddin Efendi, oğlum Çanakkale’de şehit düştü. Şehitlik künyesi, eşyaları ve ikramiyesi bir heyetle bu sabah bana ulaştırıldı. Yedi aydır senden veresiye alırız, borcumuzu verelim de oğlum borçlu yatmasın” der. Selâhaddin Efendi şöyle cevap verir; “Ayşe Hanım sen okuma yazma bilmezsin, okuma bilen bir yakınını getir de hesabı o çıkarsın”. Bunun üzerine Ayşe Hanım, komşusunun kızı Gülşah‘la birlikte dükkâna gider. Selâhaddin Adil Efendi,“ Ahmet Rıfkı” bölümünü açarak veresiye defterini Gülşah‘ın önüne koyar!

    Kız, defteri incelerken birden hıçkırıklarla ağlamaya başlar. Bu duruma Ayşe Hanım ve dükkândaki diğer müşteriler de şaşırmışlardır. Gülşah‘ın yanına gelirler. Gülşah, onlara veresiye defterindeki kırmızı harflerle yazılmış satırları gösterir. Şöyle yazıyordur defterde; “BU HESAP, AHMET RIFKI’NIN KANIYLA ÖDENMİŞTİR, VESSELÂM”

     

      O ana kadar hiç konuşmayan bakkal Selâhaddin Efendi, yaşlı gözlerle şu sözleri söyler: “Ahmet Rıfkı, bu vatan uğruna canını feda etti. Biz birkaç parça mal vermekten mi çekineceğiz? Katbekat helal olsun! Âlem-i berzahta İnşaallah bizlere şefaatçi olur.”

DAHA FAZLA MENKIBE İÇİN LÜTFEN MENKIBELER SAYFAMIZI ZİYARET EDİNİZ. 

 Çanakkale rehber, Çanakkale rehberlik hizmeti. Çanakkale şehitlik rehberi.

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE

Şu Boğaz Harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
En kesîf orduların yükleniyor dördü beşi,
Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde -gösterdiği vahşetle “Bu Bir Avrupalı!”
Dedirir yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yahud kafesi!

Eski Dünyâ, Yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi, tûfan gibi, mahşer mahşer.
Yedi iklîmi cihânın duruyor karşına da,
Ostralya’yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâ’ûna da züldür bu rezîl istîlâ!
Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asîl,
Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyle sefîl,
Kustu Mehmedçiğin aylarca durup karşısına
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz.
Medeniyyet denilen kahbe, hakîkat, yüzsüz.
Sonra mel’undaki tahrîbe müvekkel esbâb,
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.

Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı
Beriden zelzeleler kaldırıyor a’mâkı
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam 
Atılan her Iağamın yaktığı: Yüzlerce adam.

Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkâz-ı beşer.
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller
Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız tayyare .
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdîde güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından
Alınır kal’a mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?
Çünkü te’sîs-i İlâhî o metîn istihkâm.

Sarılır, indirilir mevki’-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez sun’-i beşer 
Bu göğüslerse Hudâ’nın ebedî serhaddi
“O benim sun’-i bedî’im, onu çiğnetme” dedi.
Âsım’ın nesli, diyordum ya... nesilmiş gerçek
İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.

Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rükû olmasa, dünyada eğilmez başlar,
Yaralanmış temiz alnından, uzanmış yatıyor
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pak alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd’i.
Bedr’in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
“Gömelim gel seni târîhe” desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.
“Bu, taşındır” diyerek Kâ’be’yi diksem başına
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına
Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ nâmıyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ’yı uzatsam oradan;
Sen bu âvîzenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken, gece mehtabı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem
Gündüzün fecr ile âvîzeni lebrîz etsem
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana.
Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana.

Sen ki, son ehl-i salîbin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddîn’i,
Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran...
Sen ki, İslâm’ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, rûhunla berâber gezer ecrâmı adın;
Sen ki, a’sâra gömülsen taşacaksın. Heyhât,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât.

Ey şehîd oğlu şehîd, isteme benden makber,
Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber.

Mehmet Akif Ersoy
(1873 - 1936 )

Mehmet Akif Ersoy

(1873 - 1936 )

Mehmet Akif  ERSOY
Çanakkale Şehitliği bir grup misafir
Marble Surface

Çanakkale tur rehberi olarak, Ülkemiz ve Dünyanın her yanından insanlarla tanışmayı ve sizlere unutulmaz turlar ve deneyimler sunmayı kendimize görev edindik. Çanakkale gezi Rehberi olarak, Rehberlik yapmakla meşgul olmadığımız zamanlarda, turlarımızı canlı, ilginç ve güncel tutmaya yardımcı olacak yeni seçenekleri araştırmaya ve keşfetmeye zaman harcamaktayız. Sizlere Çanakkale Muharebelerini en güncel ve en doğru bir şekilde atlatmak başlıca hedeflerimizdendir. Bu da sizlerin bizimle her tura çıktığınızda yeni bir şeyler keşfedeceği anlamına geliyor. Sizde kaliteli bir gezi için bizimle iletişime geçin. Çanakkale şehitlik rehberi. 

Çanakkale Turu ile ilgili aşağıda belirttiğimiz her türlü konuda, aklınıza gelebilecek her soru için bizi her zaman arayabilirsiniz. Çanakkale rehber olarak sizlere elimizden gelenden fazlasıyla yardımcı olmaktayız. Çanakkale, Çanakkale şehitlik, Çanakkale gezi, Çanakkale şehitlik gezisi, Çanakkale turları, Çanakkale rehber, rehber Çanakkale, Çanakkale rehberi, Çanakkale rehberleri, Çanakkale tur rehberi, Çanakkale gezi rehberi,  Çanakkale şehitlik rehber, Çanakkale şehitlik rehberi, Çanakkale şehitlik rehberleri, Çanakkale şehitlik alan kılavuzu, Çanakkale rehberi nasıl kiralanır, Çanakkale de rehber nasıl bulunur, Çanakkale tur rehberi kiralama, Çanakkale şehitlik için rehber, Çanakkale şehitlik rehber kiralama, Çanakkale gezisi için rehber, Çanakkale rehber fiyatları, Çanakkale rehber ücretleri, Çanakkale şehitlik rehber fiyatları, Çanakkale rehberlik hizmeti, Çanakkale rehber tavsiye, en iyi Çanakkale rehberi. Çanakkale'nin en iyi rehberi, Çanakkale gezisi, Çanakkale turu, Çanakkale şehitlik turu nasıl yapılır. Çanakkale şehitliğine nasıl gidilir, Çanakkale şehitlikleri nerede, Çanakkale şehitlikleri ziyaret saatleri, Çanakkale şehitlikleri kapalımı, Çanakkale şehitlikleri ne zaman açılır, Çanakkale şehitlikleri ne zaman kapanır. Çanakkale şehitler abidesi, Çanakkale anıtı, Meçhul asker, 57. Alay şehitliği, Conkbayırı, Seyit Onbaşı, Arıburnu, Seddülbahir, Yahya Çavuş ve arkadaşları, kanlı sırt, Anzak koyu, Anzaklar, Çanakkale savaşı, Çanakkale cephesi, Çanakkale muharebeleri, Çanakkale'de yabancı mezarlıkları, Çanakkale gezisi, Çanakkale turu gibi  ve  benzeri  merak  ettiğiniz konularda bilgi almak  için bizi istediğiniz zaman  arayabilirsiniz. Çanakkaleşehitlikrehberi.com       

ÇANAKKALE  ŞEHİTLİK  GEZİ  REHBERİ,
ŞEHİTLİK  GEZİNİZDE  EN  DOĞRU  VE
EN  GÜNCEL  BİLGİLER  ALMAK  İÇİN

Bize Ulaşın

Cevatpaşa mahallesi kaya sokak No: 34/7 Merkez/ Çanakkale

0 (505) 627 67 92

bottom of page